Türk futbolunun kalbi bugün Riva’da atıyordu ancak beklenen o büyük fırtına şimdilik cuma gününe ertelendi. Herkesin “kesin istifa çıkacak” gözüyle baktığı TFF yönetim kurulu toplantısının ertelenmesi, kulislerdeki tansiyonu daha da yükseltti. Riva tesislerinde yapılması planlanan bu kritik zirve, Türk futbolunun son yıllardaki en sancılı dönemlerinden birine tanıklık ediyor.
Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde sular durulmak bilmiyor. Federasyon başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun görevde kalma konusundaki kararlılığı ile yönetim kurulundaki huzursuzluk karşı karşıya gelmiş durumda. Bu süreçte yaşananlar, sıradan bir yönetim krizinden çok daha derin bir yapısal sorununa işaret ediyor.
Operasyonun Perde Arkası ve MHK İçindeki Çatlak
Krizin fitilini ateşleyen asıl olay, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yasa dışı bahis ve spor suçları soruşturması oldu. Kamuoyunda geniş yankı bulan “Hakemler dosyası” kapsamında düzenlenen operasyonlar, futbol camiasında deprem etkisi yarattı. İstanbul merkezli başlayan bu süreç Ankara, Elazığ ve Manisa gibi şehirlere de sıçradı.
Operasyon neticesinde Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu dahil olmak üzere toplam yedi isim gözaltına alındı. Mahkemeye sevk edilen Gündoğdu ile birlikte Ferdi Karadoruk, Yunus Yıldırım, Alican Sağlar ve Emre Kosif tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ahmet Şahin ve Sebahattin Şahin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılan isimler arasında yer aldı.
Tutuklama kararlarının ardından Ferhat Gündoğdu’nun MHK başkanlığından resmi olarak istifa etmesi, TFF yönetimini köşeye sıkıştırdı. Normal şartlarda bugün saat 15.00’te yapılması beklenen olağanüstü toplantı, bu operasyonel sürecin yönetim üzerindeki yansımasını değerlendirmek amacıyla organize edilmişti.
Hacıosmanoğlu’nun Sert Çıkışı ve Erteleme Kararı
Gazeteci Fatih Altaylı gibi önemli isimlerin, Hacıosmanoğlu’nun bir hafta içinde istifa edeceği yönündeki iddiaları spor kamuoyunu hareketlendirmişti. Ancak İbrahim Hacıosmanoğlu, Pazar gecesi yaptığı açıklamalarla bu beklentileri boşa çıkardı. Başkan, Türk futbolundaki mevcut sorunların ve geçmişten gelen yüklerin kendisine mal edilemeyeceğini net bir dille ifade etti.
Toplantının ertelenme gerekçesi olarak ise resmi kanallardan UEFA programı işaret edildi. Hacıosmanoğlu’nun İsviçre’deki UEFA temasları nedeniyle Riva zirvesi cuma gününe kaydırıldı. Ancak futbol camiasına hakim olan görüş, bu ertelemenin aslında bir “zaman kazanma ve destek arama” hamlesi olduğu yönünde birleşiyor.
Yönetim Kurulunda İstifa Dalgası ve Kritik Eşik
Federasyonun içinde bulunduğu durum sadece dışarıdaki baskıyla değil, içerideki ayrılıklarla da zorlaşıyor. Yönetim kurulunda şu ana kadar ciddi bir eksilme yaşanmış durumda. Eğer kurulda görev yapan asil üye sayısı sekizin altına düşerse, mevcut yönetimin devam etmesi hukuken imkansız hale geliyor ve olağanüstü seçim süreci kendiliğinden başlıyor.
Şu ana kadar yönetimden kopan veya kopma aşamasında olan süreçleri şöyle özetleyebiliriz:
- Bahis iddiaları nedeniyle Ural Aküzüm görevinden ayrılmak zorunda kaldı.
- Yedek listeden göreve gelmesi beklenen Seymen Gençtürk, Adem Doğrul ve Kazım Şengöçgel gibi isimler görev almayı reddederek istifalarını sundu.
- Kulislere göre, halen görevde olan en az altı yöneticinin istifa dilekçelerini hazırladığı konuşuluyor.
- Başkanın tutumu değişmezse, toplu istifalarla yönetimin düşürülmesi bir B planı olarak masada duruyor.
İbrahim Hacıosmanoğlu ve ekibinin normal görev süresi aslında 22 Haziran 2027 tarihine kadar devam ediyor. Ancak tüzük gereği, görev süresinin bitmesine altı aydan daha fazla bir zaman varken yönetim dağılırsa, futbol ailesinin sandık başına gitmesi zorunlu kılınıyor. Bu da Türk futbolunun kısa sürede yeniden bir seçim atmosferine girebileceği anlamına geliyor.
Cuma Günü Riva’da Masadaki Kritik Başlıklar
Tüm gözlerin çevrildiği cuma günkü toplantı, Türk futbolunun rotasını belirleyecek. Masada sadece istifa ya da seçim senaryoları yok. Aynı zamanda MHK’nin yeniden nasıl yapılandırılacağı ve milli takımın teknik patronu Vincenzo Montella’nın geleceği de önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Ancak kurumsal istikrar sağlanmadan bu teknik konuların çözüme kavuşması zor görünüyor.
Mevcut tabloya bakıldığında, kulüplerin artan huzursuzluğu ve devam eden adli süreçler TFF yönetimini oldukça dar bir alana hapsetmiş durumda. Cuma akşamı Riva’dan çıkacak karar ne olursa olsun, Türk futbolu için hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı kesin. Federasyonun bu kaotik süreci seçimle mi yoksa köklü bir revizyonla mı aşacağı, spor kamuoyunun en büyük merak konusu olmaya devam ediyor.
